Category Archives: Politika

Binali Yıldırım: Bahçeli ne diyorsa odur

Binali Yıldırım: Bahçeli ne diyorsa odur

Binali Yıldırım: Bahçeli ne diyorsa odur

Binali Yıldırım: Bahçeli ne diyorsa odur

Binali Yıldırım: Bahçeli ne diyorsa odur

Binali Yıldırım: Bahçeli ne diyorsa odur Başbakan Binali Yıldırım ‘Sayın Bahçeli’nin bugüne kadar yaptığı açıklamalar ümit vericidir, yapıcı açıklamalardır. Biz Meclis’te bu teklife kendi şartları dahilinde olumlu katkı yapacakları yönünde anlamaktayız. Bahçeli’nin lafı üstüne laf söylemek bize yakışmaz. Ne diyorsa odur.’ dedi.

Başbakan Yıldırım Çankaya Köşkü’ndeki Basın Merkezi’nde gazetecilerin sorularını yanıtladı. Yıldırım, bir gazetecinin “MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin partisinin grup toplantısında, başkanlık konusunda ‘Mecliste ne dersek milletin karşısında da onu diyeceğiz’ açıklamalarını nasıl değerlendiriyorsunuz?” sorusu üzerine, “Sayın Bahçeli’nin açıklamasını bizim yorumlamamız doğru olmaz. Sayın Bahçeli’nin lafı üstüne laf söylemek bize yakışmaz. Ne diyorsa odur.” değerlendirmesini yaptı ve şu ifadeleri kullandı:

“Bahçeli’nin sözlerinden başkanlık konusunda referanduma yetecek sayıda milletvekiliyle destek olacağı açıklamasını çıkardınız mı?” sorusuna karşılık da Başbakan Yıldırım, “Baştan beri Sayın Bahçeli açıkça bunu söylüyor. ‘Bu bir krizdir, bu sorun daha fazla ülkenin gündeminde kalmamalı. Bir an önce bizim siyaset olarak çözemediğimiz bu sorunu milletin önüne götürüp çözümün yollarını açmamız gerekir’ diyor. ‘Ya çözelim, anlaşıp çözemediğimize göre çözümü yapacak millete gidişi de engel olmayalım’ diyor. Biz de tam bunu söylüyoruz. O bakımdan olayı böyle anlamak lazım.”

Başbakan Yıldırım, “MHP’den destek gelmeyeceği endişeniz var mı?” sorusunu şöyle yanıtladı:

“Bizim görevimiz millete vadettiğimiz anayasayı hazırlayıp yüce Meclis’e sunmaktır. Ondan sonra görev yüce Meclis’indir. Gerekçeleriyle anlatacağız yaptığımız değişikliğin ne anlama geldiğini, halkımızla paylaşacağız ve Meclis’e teklifimizi getireceğiz. Ondan sonrası Meclis’in bileceği iştir. Sayın Bahçeli’nin bugüne kadar yaptığı açıklamalar ümit vericidir, yapıcı açıklamalardır. Biz Meclis’te bu teklife kedi şartları dahilinde olumlu katkı yapacakları yönünde anlamaktayız.”

“İDDİALARLA İŞİMİZ YOK”

Hükümetin anayasa değişikliği teklifini ne zaman sunacağı yönündeki soruya da Yıldırım, “Pek yakında” karşılığını verdi.

Başbakan Yıldırım, “Yeni anayasa şeklinde mi anayasa revizyonu şeklinde mi olacak?” sorusu üzerine de, “Hükümet sistemi var değişiklikte. O da başkanlık sistemi. O sır değil.” dedi.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile bir görüşme yapıp yapmayacağının sorulması üzerine Yıldırım, “Sayın Kılıçdaroğlu ile icap ettiği zaman her şekilde görüşürüz, bir problem yok. Sayın Kılıçdaroğlu, Sayın Bahçeli, kısmi bir anayasa değişikliği konusunda zaten mutabakatımız var. Bununla ilgili de güzel bir çalışma yaptı oluşturduğumuz heyet. Bizim getireceğimiz teklif bunları da kapsıyor aynı zamanda.” ifadelerini kullandı.

Yeni anayasa teklifinin MHP ile paylaşıldığı yönündeki iddiaların sorulması üzerine de Yıldırım, iddialarla işleri olmadığını söyledi.

MHP Başkanlık için ne diyecek

MHP Başkanlık için ne diyecek

MHP Başkanlık için ne diyecek

MHP Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın Genel Başkan Devlet Bahçeli’nin çıkışıyla başlayan Başkanlık Sistemi tartışmalarıyla ilgili açıklamalarda bulundu

MHP Başkanlık için ne diyecek

MHP Başkanlık için ne diyecek

MHP Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın, Habertürk ekranlarında Didem Aslan’ın ‘başkanlık’la ilgili sorularını yanıtladı

İşte açıklamasından satır başları:

Kilidin çözülmesi için gündeme getirilmiştir. Gelsin, görelim dedik. Değerlendirmeden sonra tavrımızı belirtiriz. İkircikli davranmayız. İlla MHP destek verecek diye bir şey yok. Siyaset kurumu bunu çözemezse halk karar verecek. Hiçbir parti millet karar veremez diyemez. Halka gitmekten korkmuyoruz.

2 yıldır Anayasa dışına çıkmış bir düzen var. Sayın Genel Başkan bu işin çözülmesi lazım dedi.
(Muhaliflerin hayır demesi) 5 vekilin tavrı parti disiplinine aykırıdır. Kendilerinin farklı düşünmesi normaldir. Bunu doğru bulduğumuzu söyleyemeyiz. MHP sadece iktidar neyi getirecek onu görmek istiyor.
Bu tavırları yeni bir siyasi parti bulduklarını gösteriyor

Cumhurbaşkanı Yüce Divan da nasıl yargılanır ?

Cumhurbaşkanı Yüce Divan da nasıl yargılanır ?

Cumhurbaşkanı Yüce Divan da nasıl yargılanır ?

Cumhurbaşkanı Yüce Divan da nasıl yargılanır ? : Yeni Şafak Gazetesi köşe yazarı İsmail Kılıçarslan, bugün köşesinde çok tartışılacak bir yazıya imza attı

Türkiye, gözünü sevdiğimin Türkiye’si, ‘yok artık, o kadar da değildir’ dediğimiz ne varsa hayata geçebilen güzeller güzeli bir ülkedir. 15 Temmuz sonrası o kadar çok ‘yok artık’ dedim ki, yakında memlekete nükleer bomba atsalar şaşırmayacağım. Şaşırma eşiğim o denli geriledi.

Hani birkaç zaman evvel ‘FETÖ ile mücadelede yerel yönetimler dahil olmak üzere siyaset temizlenmezse, başarı şansı yok’ yazmıştım ya. Bugün size anlatacağım öyküyle eli artırıyorum.
Aslında akademiden anlatacağım öykümüzün siyasetle bir ilgisi yokmuş gibi duruyor, ama doğrudan bir çeşit siyasetle ilgili işte.

Efendim malumunuz, memleketimizin güzide üniversitelerinden biri de Kocaeli Üniversitesi’dir. 15 Temmuz’un ardından bu güzide üniversitemizin Hukuk Fakültesinin Dekanlığı görevini yürüten Prof. Dr. Nusret İlker Çolak, darbeyle ilgili olarak tutuklanıp hapse gönderilmiştir.

Kimdir Nusret İlker Çolak? Hukuk fakültesi dekanlığı yaptığı esnada, asker, hakim ve savcılara özel olarak bir yüksek lisans sınıfı açan biridir. Bu açtığı sınıfta toplamda 30 kişi vardır. Bu 30 kişinin 30’u da 15 Temmuz darbe girişiminin ardından tutuklanmışlardır.

Çolak’ın evinde yapılan aramalarda Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın çeşitli konuşmalarından montajlanan ses kayıtları da ele geçirilmiştir.

Dedim ya, ‘benim şaşırma eşiğim iyice düştü’ diye. Dolayısıyla bence buraya kadar anlattıklarım son derece normal. Normal, çünkü bir P.İ.Ç’in, bir yüksek lisans sınıfına kendisi gibi P.İ.Ç’leri doldurması da, evinden sayın Cumhurbaşkanımızın ses kayıtlarının çıkması da bu FETÖ denen alçaklık örgütünü hesaba kattığımızda şaşıracağımız şeyler değil.

Hadi sizi yine de bir miktar şaşırtmayı deneyeyim. Nusret İlker Çolak’ın 30 kişilik özel yüksek lisans sınıfında bir öğrenci var. Adı Cemal, soyadı da olağanüstü ironik biçimde Yurtsever. Bu Yurtsever Cemal’e hocası Çolak tarafından tevdi edilen yüksek lisans tezinin ismi ise ‘Cumhurbaşkanı Yüce Divanda Nasıl Yargılanır?’
Bu özel sınıfın diğer P.İ.Ç üyelerinin hazırladıkları diğer tezler de ağırlıklı olarak bir askeri darbeden sonra Türkiye’de hukukun nasıl işleyeceğini ele alan konulardan oluşuyor.

Şaşırdınız mı? Sizi bilmem ama ben hala yeteri kadar şaşırmış durumda değilim.

Niçin biliyor musunuz? Çünkü Türkiye Cumhuriyetinin hatırı sayılır bir üniversitesinde bütün bunlar olurken o üniversiteyi Amerika’dan gelen CIA ajanları, İsrail’den gelen özel eğitimli MOSSAD casusları falan yönetiyordu.
Kulağınıza saçma geldiğini biliyorum, ama lütfen söyleyin bana. Koca üniversitenin koca hukuk fakültesinin koca dekanının, üstelik memlekette 17-25 Aralık ihaneti olmuşken görevine aslanlar gibi devam edebilmesinin başka bir izahı olabilir mi Allah aşkına?

Şimdi bana yine ‘keşke yazmasaydın’ diyecekler. Desinler. Ben de o meşhur dizeyle cevap vereceğim: ‘Ya ben öleyim mi söylemeyince?’

Söyler misiniz bana? Bu Nusret İlker Çolak, bu herzeleri yerken üniversitenin Rektörü Prof. Dr. Saadettin Hülagü ‘çokoprens almaya mı gitmişti?’ Seçilirken bütün şehirde ‘Beyefendi’nin desteği tamdır ve arkamdadır’ kampanyası yapan, şehrin bütün AK Parti siyasetinin neredeyse tam desteğini alan Hülagü’den söz etmesek bu soruyu sormazdım inanın.

Geçemeyiz, ama hadi Hülagü’yü geçtik diyelim. Peki ya halen fiili olarak YÖK Başkanı Prof. Dr. Yekta Saraç’ın danışmanlığını yürüten eski rektör Sezer Komsuoğlu’na ne diyelim? Peki, ona da bir şey demeyelim. Demeyelim, çünkü söyledim ya, bence Kocaeli Üniversitesini CIA ya da MOSSAD yönetiyor. Dolayısıyla kimseyi bu sorularla rahatsız etmenin bir manası yok.

Fakat bir konuda üzülelim. Dünyada hiçbir lider, canına, ailesine, halkına, ülkesine kast etmiş bir ihanet örgütüyle mücadelesinde bu denli yalnız bırakılmayı hak etmez. Hele Recep Tayyip Erdoğan, hiç etmez.
Yazıktır, ayıptır, vebaldir.

Ne diyordu Boniek: ‘Şimdi canım abim. Ben tam anlamadım. Bu Çolak’ı dekanlık görevine iade etmeye hazırlanırken mi öğrenmiş yetkililer herifin tutuklandığını? Tam ne olmuş yani? Bir daha anlatsana.’

Çivril Zaferini TBMM ‘de Anlattı

Çivril Zaferini TBMM 'de Anlattı

Çivril Zaferini TBMM ‘de Anlattı

Çivril Zaferini TBMM ‘de Anlattı  Çivril Düzbel mevkisinde, Anadolu Selçuklu Devleti ile Bizans İmparatorluğu arasında gerçekleşen Miryokefalon Zaferi, TBMM Genel Kurulunda anlatıldı.

Denizli Milletvekili Av. Cahit ÖZKAN TBMM’de yaptığı konuşmasında Miryokefalon Savaşı hakkında bilgi verdi. Özkan; “17 Eylül 1176’da Türkleri Anadolu’dan tamamen atmak için yola çıkan Bizans komutasındaki Haçlı ordusu Miryokefalon Savaşı’yla bozguna uğratılmıştır. Papa’nın emriyle harekete geçen Haçlı dünyası Bizans komutasında Denizli’mizin Çivril ilçesine kadar gelmiş Düzbel geçidinde Türk ordusu tarafından pusuya düşürülerek imha edilmiştir. Bu zaferle Anadolu coğrafyası Türk yurdu hâline geldi.

Avrupalı tarihçiler de bu zaferin ardından Anadolu’ya “Türkiye” ismini vermişlerdir. Türk İslam dünyası üzerindeki Bizans baskısı sona ermiş, Türklerin Batı’ya olan ilerleyişini daha da hızlandırmıştır. II. Kılıçarslan komutasındaki Server Gazi, Mehmet Gazi gibi tümen komutanları şehit düşmüşlerdir.

Bizans askeri bu savaşta o kadar fazla kayıp vermiştir ki savaşın adı “Binbaşlar” olarak yani Rumca “Miryokefalon” olarak kayıtlara geçmiştir.” dedi. 15 Temmuz hain darbe girişiminden de bahseden Özkan; “Aynı şuurla yine Haçlı saldırısı olan ve 15 Temmuzda hortlayan hain FETÖ darbe teşebbüsünü aziz milletimiz Miryokefalon Savaşı’nda olduğu gibi püskürtmüş ve tüm dünyaya yeniden milletimizin diz çökmez, boyun eğmez olduğunu göstermiştir.” ifadelerini kullandı. Bu sene 840. Yıl dönümü olan Miryokefalon Zaferini kutlayan Özkan, Anadolu coğrafyasını kanlarıyla ebedî Türk yurdu hâline getiren tüm şehitlerimize rahmet dileyerek sözlerini bitirdi.

Bakan danışmanı İl Müdürü oldu

Bakan danışmanı İl Müdürü oldu

Bakan danışmanı İl Müdürü oldu

Bakan danışmanı İl Müdürü oldu : DENİZLİ‘de Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğü’ne Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci’nin danışmanlarından Süleyman Erdoğan atandı.

Denizli’de 15 Temmuz darbe girişiminin ardından yürütülen soruşturmalar kapsamında açığa alınan Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürü Ahmet Altın, daha sonra göreve iade edilmiş, ancak İl Müdürlüğü yerine Ankara’da Bakanlık emrine görevlendirilmişti. Altın’dan boşalan koltuğa Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci’nin danışmanlarından Süleyman Erdoğan atandı. Erdoğan, bu sabah görevine başladı.

Daha önce Denizli Belediyesi’nde Özel Kalem Müdürlüğü , Zabıta Müdürlüğü ve Ulaştırma Müdürlüğü görevleri de yapan Süleyman Erdoğan, bir süredir Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci’nin danışmanı olarak görev yapıyordu.

Denizli Büyükşehir meclisi Acıpayam’da toplandı

Denizli Büyükşehir meclisi Acıpayam'da toplandı

Denizli Büyükşehir meclisi Acıpayam’da toplandı

Denizli Büyükşehir meclisi Acıpayam’da toplandı : Her ay meclis toplantılarının ilk birleşimini ilçelerde gerçekleştiren Denizli Büyükşehir Belediye Meclisi, Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Zolan başkanlığında Acıpayam’da toplandı. Herkesin bir sevdası olduğunu vurgulayan Başkan Zolan, “Bizim sevdamız da Denizli. İnşallah hem Acıpayam hem Denizli için o sevdayla gece gündüz çalışmaya devam edeceğiz” dedi.

Her ay meclis toplantılarının ilk birleşimini ilçelerde gerçekleştiren Denizli Büyükşehir Belediye Meclisi eylül ayı toplantılarının ilk birleşimini Acıpayam ilçesinde yaptı. Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Zolan başkanlığında gerçekleşen toplantı Denizli Büyükşehir Belediyesi’nin hizmetlerini ve 121 Dev Proje’yi anlatan tanıtım filmi gösterimi ile başladı. Acıpayam Belediye Başkanı Hulusi Şevkan, Acıpayam’ı anlatan bir şiirle başladığı konuşmasında, “Bütün belediye başkanı kardeşlerim, ilçesi için gece gündüz çalışıyor. Burada Acıpayam için yaptıklarımızı uzun uzun anlatmak istemiyorum.

Acıpayam’ı bir cümleyle anlatmak istiyorum. Ben aslen Burdurluyum ama ruhen Acıpayamlıyım. Acıpayam’ı ilk tanıdığımda gözüme ayçiçekleri geldi. Ayçiçekleri günden tarafa dönerler, aydınlıktan tarafa tavır koyarlar, karanlığı, kötü işleri sevmezler. İşte Acıpayam insanı da böyledir” dedi. Başkan Şevkan, meclis toplantılarını ilçelerde yapma kararı veren Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Zolan ve Büyükşehir Belediyesi Meclis üyelerine de teşekkür etti.

Şehit ve gazilere minnet

Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Zolan ise, “Herkesin bir sevdası var. Bizim sevdamız da Denizli. İnşallah hem Acıpayam hem Denizli için o sevdayla gece gündüz çalışmaya devam edeceğiz” dedi. 19 Eylül Mustafa Kemal Atatürk’e Mareşal Rütbesi ve Gazilik Unvanı’nın verilmesi ve Gaziler Günü’nü anan Başkan Zolan, “Gazilerimize çok teşekkür ediyoruz. Şehit olmak niyetiyle cepheye gidip gazi olarak dönen büyüklerimiz, kardeşlerimiz olmasa bu ülke olmazdı. 15 Temmuz’da da birçok şehidimiz ve 2 binin üzerinde gazimiz var. Milletimiz Anadolu’yu yurt edinme noktasında canlarını, kanlarını vermiş. Biz de bayrağımıza, vatanımıza sevdalı olarak ülkemizin daha iyi daha güzele gitmesi için çalışacağız. Ancak o zaman şehit ve gazilerin haklarını ödemiş olabiliriz” diye konuştu. Başkan Zolan ayrıca, 2016-2017 eğitim-öğretim yılında öğrenci ve öğretmenlere başarılar dileyerek, Büyükşehir Belediyesi’nin eğitime destek vermeye devam edeceğini söyledi.

“Büyükşehir, büyük imkanlar demek”

“Acıpayam’a ve Denizlimize ne söz verdiysek onu harfiyen yerine getirmek için çalışıyoruz” diyen Başkan Zolan, şunları söyledi: “İki yıl boyunca Acıpayam Belediyesi ve Büyükşehir Belediyesi kol kola verdi, Acıpayam için uyumlu ve gayretli çalışmalar gerçekleştirdi. Bunun sonucunda birçok eserler yapıldı, sıkıntılar giderildi. Büyükşehir sistemini Acıpayam ve Denizlimizle tanıştırdık. Gittiğimiz her yerde ‘iyi ki büyükşehir olmuşuz’ diyorlar. Büyükşehir demek büyük imkanlar, büyük projeler, büyük işler demek. İnşallah daha güzel işler yapacağız.” Öte yandan Başkan Zolan ve beraberindekiler toplantı öncesi Acıpayam’da bir dizi ziyaret ve incelemelerde bulunarak vatandaşlarla bir süre sohbet etti.

MHP’li Meclis Üyesi Kansere Yenildi

MHP'li Meclis Üyesi Kansere Yenildi

MHP’li Meclis Üyesi Kansere Yenildi

MHP’li Meclis Üyesi Kansere Yenildi : Denizli Çal Belediyesi’nin Milliyetçi Hareket Partisi’nden (MHP) meclis üyesi 47 yaşındaki Bülent Ünaldı, hayatını kaybetti.

Yaklaşık 15 ay önce diş ağrısı nedeniyle bir hastaneye giden ve burada yapılan tetkiklerde çene kanseri olduğu ortaya çıkan MHP’li meclis üyesi 2 çocuk babası Bülent Ünaldı, dün gece saatlerinde kanser tedavisi gördüğü hastanede hayatını kaybetti. Vefat haberi alan sevenleri Ünaldı’nın evinin bulunduğu Belevi mahallesindeki evine akın etti. Bülent Ünaldı, bugün ikindi namazının ardından kılınacak cenaze namazından sonra Belevi mahallesi mezarlığına defnedilecek.

Vefatının kendilerini çok üzdüğünü belirten Çal Belediye Başkanı Fethi Akcan, “Değerli insan, kardeşim, siyaset ve hizmet adamını kaybetmenin derin üzüntüsü içindeyim. Allah rahmet eylesin. Yakınlarına, sevenlerine sabır ve baş sağlığı diliyorum. Birlikte yapacak çok işimiz vardı, ancak mevlam onu aramızdan erken aldı. Hepimize sabır diliyorum. Acımız büyük” diye konuştu

BELEDİYE BAŞKANI FETÖ’DEN TUTUKLANDI

BELEDİYE BAŞKANI FETÖ'DEN TUTUKLANDI

BELEDİYE BAŞKANI FETÖ’DEN TUTUKLANDI

BELEDİYE BAŞKANI FETÖ’DEN TUTUKLANDI : Denizli Cumhuriyet Başsavcılığı’nın FETÖ soruşturması kapsamında çökerttiği örgütün sözde Tavas ilçesinin başındaki ismin eski bir belediye başkanı olduğu iddia ediliyor. O başkanın geçmişi bu iddiaları doğrular nitelikte.

23 Ağustos’ta tutuklanarak cezaevine gönderilen Pakmak’ın gözaltı işlemleri sırasında el konulan cep telefonu ve evdeki bazı rehber, defter ve benzeri özel eşyaları arasında eski başkanın Fettullah Gülen’in yaşadığı ABD’nin Pensilvanya eyaletine ait telefon numaraları ve arama kayıtlarına ulaşıldı.

Tavas’ta gerçekleştirilen FETÖ operasyonlarının ardından tutuklananların arasında Garipköy’ün ilk Belediye Başkanı Osman Pamak’ın da olduğu ortaya çıktı. 1992-1999 yılları arasında tama 7 yıl başkanlık yapan Osman Pakmak ile ilgili şok eden iddia ise FETÖ’nün idari yapılanmasına göre sözde Tavas eyaletinin 1 numaralı ismi olduğu.,!

Pensilvanya eyaletine ait telefon numaraları çıktı

23 Ağustos’ta tutuklanarak cezaevine gönderilen Pakmak’ın gözaltı işlemleri sırasında el konulan cep telefonu ve evdeki bazı rehber, defter ve benzeri özel eşyaları arasında eski başkanın Fettullah Gülen’in yaşadığı ABD’nin Pensilvanya eyaletine ait telefon numaraları ve arama kayıtlarına ulaşıldı. İddiaya göre Denizli’de şu ana kadar gözaltı işlemi uygulanan ve veya tutuklananların arasında yalnızca Pakmak’ın örgütün üst yönetimiyle bizzat görüştüğüne yönelik delillere ulaşıldı.

Halen cezaevinde bulunan Pakmak, memleketi Garipköy’de uzun yıllar sınıf öğretmenliği ve mesleğinin son yıllarında ise okul müdürlüğü gibi idari görevlerde bulundu. 1992’de Garipköy’ün belde belediyesi statüsü kazanmasının ardından bu beldenin ilk belediye başkanı oldu. Ancak Pakmak gençlik yıllarında Garipköy’de değildi.

Pakmak, elde edilen bilgilere göre ilkokuldan sonra Nazilli’deki dedesinin yanında yaşamaya başladı. 1960’lı yılların sonlarında ise, İzmir’de bulunan Kestanepazarı Öğrenci Yetiştirme Derneği’nin yardımıyla eğitim almak için İzmir’e yerleşti. Ve asıl iddiaya göre o yıllarda Kestanepazarı Camii’nde vaiz olan Fettullah Gülen ile tanıştı. Pakmak’ın o günden bu yana gülen cemaatinin içinde yer aldığı zannediliyor.

Ramazanoğlu’ndan Türk Kızılayına kurban bağışı

Ramazanoğlu'ndan Türk Kızılayına kurban bağışı

Ramazanoğlu’ndan Türk Kızılayına kurban bağışı

Ramazanoğlu‘ndan Türk Kızılayına kurban bağışı : Eski Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı, AK Parti Denizli Milletvekili Sema Ramazanoğlu, Türk Kızılayına kurban bağışı yaptı.

Ramazanoğlu, Türk Kızılayı Denizli Şubesini ziyaret etti. Şube Başkanı Erdal Otçu ve yönetim kurulu üyeleriyle görüşen Ramazanoğlu, derneğin sadece Türkiye’de değil tüm dünyada yardım faaliyetleri yürüttüğünü söyledi.
Türk Kızılayının uluslararası bir yardım kuruluşu olarak akreditasyonunun bulunmadığını duyduğunda şaşırdığını belirten Ramazanoğlu, şöyle konuştu:
“Çünkü 100 yılı aşkın Hilal-i Ahmer’den beri bir geleneği olan, geçmişi olan bir kuruluşumuz. Ama uluslararası akreditasyonu yapılmamış bugüne kadar. Onun müracaatı yapıldı ve şimdi artık Kızılay, bütün dünyada gittiği zaman kurumsal bir kimliği olarak hem devletler nezdinde hem de uluslararası kuruluşlar nezdinde akreditasyonu olan bir kurum. Her işte bugüne kadar göğsümüzü kabartan işler yapıyordu, bundan sonra artık yaptığı işlerde kurumsal bir duruşu da olacak.”
Ramazanoğlu, Makedonya, Kazakistan ve Somali’de vekaletle kesilmek üzere kurban bağışı yaparak, makbuzları imzaladı.
Otçu da Türk Kızılayının vekaletle aldığı kurbanları kestikten sonra raf ömrü 18 ay olan konserve kutularında kavurma olarak muhafaza ettiğini ve bunları ihtiyaç sahiplerine dağıttığını kaydetti.
Bu yılki sloganlarının “Kurban bereketi yıl boyu sürsün” olduğunu dile getiren Otçu, “Et ve Süt Kurumunun kombinasında, vekalet aldığımız kurbanları Diyanet İşleri Başkanlığı görevlisi nezaretinde keseceğiz. Bu yıl Kızılay, hedefini yüzde 50 artırdı. Yurt içinde 21 bin, yurt dışında da 31 bin hisseye ulaşmayı amaçlıyoruz.” dedi.

kefil olduklarınız varsa bize bildirin

Kefil Olduklarınız Varsa Bize Bildirin

Kefil Olduklarınız Varsa Bize Bildirin

AK Parti Denizli İl Başkanı Necip Filiz, FETÖ/PDY soruşturmasında gözaltına alınan, tutuklanan veya hakkında işlem yapılan kişilere bakıldığında yüzde 95 isabet sağlandığını belirtti. Teşkilatına seslenen Filiz, “Eğer mağduriyetine inandığınız ve yüzde yüz kefil olduklarınız varsa bize bildirin. Mağdur olanların yanında olacağız ve giderilmesi için elimizden gelini yapacağız” dedi.

AK Parti Denizli İl Başkanı Necip Filiz, gündemi değerlendirdiği bir basın toplantısı düzenledi. AK Partili yöneticilerinde katıldığı toplantıda Filiz, Türkiye’nin FETÖ yapılanmasından temizleneceğini, operasyonların kararlılıkla süreceğini söyledi. Filiz, FETÖ/PDY soruşturmaları kapsamında hakkında işlem yapılanların yüzde 95 oranında isabetli olduğunu belirterek, “FETÖ kapsamında kurum ve kuruluşlarda, esnaf ve işadamları ile sivilleri kapsayan operasyonlarda gözaltına alınan, tutuklanan veya hakkında işlem yapılanlara baktığımızda yüzde 95 isabetli olduğumuz görülüyor. Ben ilçe başkanlarımı da söylüyorum, eğer mağduriyetine inandığınız ve yüzde yüz kefil olduklarınız varsa bize bildirin. Biz mağdur olanların yanında olacağız, mağduriyetleriniz giderilmesi için elimizden geleni yapacağız” dedi.

“SIRA SİYASİ YAPILANMAYA DA GELECEK”

Operasyonların siyasi yapılanmaya da geleceğini ifade eden Filiz, “Operasyonlar niçin siyasete yönelik yapılmıyor’ diye soruyorlar. AK Parti Denizli teşkilatı içinde milletvekilleri ve ilçe başkanlarının da dahil olduğu bir komisyon kuruldu. Parti içinde FETÖ mensupları da temizlenecek. Ancak, operasyonlar yukarıdan aşağıya öncelik sırasınca yapılmaktadır. Bugün Türkiye’de öyle yapılmaktadır. Yani bu alınanları mahkemeler yargılamakta, tutuklama yapılmaktadır. Bu nedenle operasyonlar ilk olarak buradan başlamıştır. Önce buralar temizlenmeli ki, sırasıyla diğer yerlere operasyonlar yapılmalıdır. Muhakkak siyasete de sıra gelecektir. Zaten de gelmektedir. Özellikle 17­-25 Aralık sürecinden sonra ilişkisi olanlar partiden ihraç edilmektedir” dedi.

“ALLAH’LA ARANIZA ARACI KOYMAYIN”

Vatandaşlara da çağrı yapan Filiz, “İnançlarınızı Kuran ve sünnetler ışığında yaşayın. Başka FETÖ’lerin çıkmaması için Allah’la aranıza başkasını katmayarak mücadele edin. İnançlarınızı yaşarken araya aracı sokmayın. Sorularınız muhakkak olacaktır. O soruları da mahallenizdeki cami imamlarına sorabilirsiniz. Bugün FETÖ olarak karşımıza çıktılar. Yarın başka bir yüzle karşımıza çıkabilirler. Buna karşı önlem alabilmek adına vatandaşlarımız bireysel olarak mücadeleyi bu şekilde başlatsınlar. İnançlarını başkasının vesayeti altına bırakmasınlar” dedi.